Hoşgeldin, ziyaretçi! [ Kayıt Ol! | Giriş Yaprss

 

Bir aşk manifestosu 2

  • Eklenme: 28 Aralık 2017 06:22
  • Kalan Zaman: Bu ilanın süresi doldu.
imageimageimageimage

İlan Açıklaması

Bir sabah uyandım. Tüm kırıldığım anları unutup sevgiyle sarmalandığım yeni bir güne merhaba dedim. Öğrenmem kaçıncı kere ve hakikatinde ilk kez bir giysi giyer gibi özümseyip en hoşunu ben giydim. Yaşamımın en ehemmiyetli sahnesine çıktım o gün. Daha dününde sezdiğim küskünlüğün hiçbir ehemmiyeti yoktu. Onunla tanıştığım ana döndüm ve bu adam yolun diğer ucunda bütün de hayal ettiğim gibi beni kolluyordu. Beni kavramadığını düşündüğüm her an için, işte o gün orda ona evet derken, bağışladım onu…

Bir kayıkhanenin kıyısında bekliyordu beni. Sonra bir kayığa bindik gölün karşısından. Bu anı paylaşacağımız ne kadar insan varsa oracıkta bekleyen, kayık onlara doğru surattı duru suyun üzerinde. Mevsimlerden güzdü ve benim uzun hoş saçlarım vardı. Su, eylül ağaçlarının rengini çekemeyip turkuaza dönmüş ve sema tüm maviliğiyle akşamüstü rüzgârını taşımıştı beğendiğim her bir surata. Benim tam sevgimle gece boyu okşadı rüzgar o insanları.

Sevginin eforu

Ben sevgiyi her şeyin üstünde yakaladım sanırım bunca zaman. Sonu gelmez romantik olarak da vefatı bekliyordum kendi köşemde. Sonra tamam dedi yaşam, işte sıran. Sahne sırası bendeydi.

Bir gece düşümden uyandım o kayıkhaneden hiç kopmak istemecesine. Evet, bu hoş an, yalnızca bir düştü. Kayıkhanede yolun sonunda beni hoş gülüşüyle bekleyen o hoş adam ise; baktım, hala sol yanımda duruyordu. Bir gece evvelinde kalbimi kırışını ve bunu göremeyişini hatırladım. Yollar boyu uzayan dargınlığımı bir durup uzaktan izledim. Baktım, unutmuşum hakikatinde tüm ayrıntılarını. Sevgim kalmış içimde, aşk demeye dilim varmaz. Onu ne çok beğendiğimi düşündüm. İçimden kesintisiz adını yinelediğimi, bir çocuğun gözleriyle ona baktığımı ve tüm gülüşlerimin asıl olduğunu…

Bunları ona hiç söylemedim.

Ben beni sevgisinde boğacak bir adam bekledim hep ve bu eziyeti bir ömür bileğimde taşımak.

Düşlar asıl olsa

Bir kız beğendiği adamla düşünde evlendiğini görürse, olurmuş işte o düş. Bir gün kayıkhanede yolun sonunda onu olacağını öğreniyorum artık. Bu asıl bir aşksa ve nasıl aniden girdiyse ruhuma, can bulacak tüm gözlerde o kayıkhanede.

Biliyorum o beni hep kıracak ve neye kırıldığımı dahi kavramayacak. Bu ufak prens, düşlerime girip bana kendini bağışlatacak.

Gülüşümün arkasında gizli yaşam

Gülüşümün ardına gizledim onunla tanıştığım anı ve artık oradan bakıyorum yaşama. Sıradan bir yer ve her zamanki insanlarla otururken gördüm onu. Hakikatinde gördü beni. Değişik masalardan ne kadar izledik birbirimizi, hangi ara söyledik adlarımızı anımsamıyorum. Bildiğim sabaha kadar İstiklal’de el ele yürüdüğümüz ve yine doğduğumuzdu.

Tanıştığımızda yazdı, mevsimler değişti. O kalbimi kırdı. Ben düşler gördüm. Her zaman öğrendim ki, hakikatinde beni hep çok hoşlandı. Şimdi ne kadar zamandır yaşamımda, o hoş beynim bunu hesaplayamıyor dahi. Aşkın bir zamanı yokmuş, bugünlerde kavradığım bu yaşamaktan.

Aşk, zaman boşluğunda birinin sol yanına tutunup dolaşmakmış. Kendime sırça kenarı bir hoş yer buldum ki, bir ömür seyahat edebilirim. Bunlar tek taraflı tümceler elbet. Ama sezdiriyorsa, seziyordur; değil mi?
Bu bir manifesto; aşk manifestosu. Belki de bir düşten ibaret.

Yeniden de yalnızca varlığını sezmek için yatmaya dokunmaz mı?

Damla Karakuş

, , , , , , , , , , ,

240 kez görüntülendi, 1 kişisi bugün görüntüledi.

  

Yorum Yaz