Hoşgeldin, ziyaretçi! [ Kayıt Ol! | Giriş Yaprss

 

Bir tutam yaşam: Üvercinka

  • Eklenme: 26 Aralık 2017 20:15
  • Kalan Zaman: Bu ilanın süresi doldu.
imageimageimage

İlan Açıklaması

12.05.14

İsme aşırısıyla doymuştu gerçeğinde, ama ne dese öğrenemediğinden ağzına lokmalar doldurmaya devam ediyordu. O yedikçe de Ali onu tam güleçliğiyle izlemeye devam ediyordu. Sonunu direnemedi ve “Doydum, hadi gidelim” dedi.

Yola koyuldular. Uyuşmaları yemek ve yol süresi kadardı. Başka Bir Deyişle alana vardıklarında İsme metroya binecek ve evine gidecek, sonrasında birkaç zayıf iletileşme ile bu mevzu kapanacaktı. En azından İsme’nın tasarıları bu istikametteydi.

Gezi parkı

Alana vardıklarında Ali, İsme’ya döndü ve “Son bir şey istiyorum” dedi en sevimli tonunu takınarak. İsme kıskaca sıkışmış gibi ve de soğuk bir sesle yanıt verdi:

-“Nedir?”

-“Benimle parkta azıcık yürümeni istiyorum. Burası benim için özel bir yer ve seninle burada azıcık olsun zaman geçirmek istiyorum” dedi Ali.

İsme bugün yaşayacaklarını öğrenseydi işte orada “Hayır” tasayı, ama diyemedi. Parkta yürüdüler, konuştular; konuştular, yürüdüler… Sonunda bir bankta dinlenmekte karar kıldılar. Bundan sonra yaşanacak her an, bir masalın tümcelerinden dökülüyor gibiydi ve İsme masallara hayrandı…

Üvercinka

Banka oturduklarında Ali “Üvercinka”yı okumaya başladı ve birkaç dakika geçmemişti ki ufak bir çocuk elinde gülle gelerek şiiri İsme’nın en beğendiği yerde kesti: “Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez”

Ali başta çocuğu alışılmış bir hareketle çocuğu yollayacak olsa da ani bir karar farklılığıyla ondan bir gül alıp İsme’ya verdi. Bundan sonra okuyacağı şiirler bir gülle taçlanmıştı; tam kara parçalarında, Afrika dahil…

Serendipity

Şiirler okunmuş, zaman akıp gitmişti. İsme saate bakmayı us ettiğinde artık gitmesi gerektiğini söyledi ve banktan kalktı. Beraber tekerrür alana geldiklerinde İsme yeniden bir masalın içine düştüğünü hissetti; gökten düşen üç elma gibi, Surat sene yatan hoşun uyanması gibi, Alaaddin’in büyülü lambasından cinin çıkması gibi…

Alan sanki Noel’deki Central Park havasındaydı ve İsme’ya bir filmi hatırlattı. Üstelik isme de Ali de bir anda aynı filmi anımsadıklarını fark etti. Adını andıramadıklarından ortaya çıkan görüntü aşırısıyla romantik komedi tadındaydı.

Filmin ismi, çok sonradan andırdı ikisi de, “Serendipity Rastla” idi. Ve bir filmin bir sahnesine eş biçimde çevrede paten kayan çocuklar dönmeye başladı. Bir yandan da müzik yükseliyordu. Ali, İsme’yı kendine doğru çekti ve dans etmeye başladılar. Bu ya ikisinin de aynı anda gördüğü bir düştü ya da kâinat bu aşkın tanığı olmaya arzuluydu.

Metroya doğru

Müzik bitti, dansı vazgeçtiler; ama Ali, İsme’nın eline vazgeçmedi. İsme’yı rastlaların reel olduğuna inandırmak için daha da sıkı anladı o narin elleri.

Yaşam Ali için sanki bitti dediği anda tekerrür başlamış ve daha dün tanıdığı şu kıza aşık olmuştu. Gerçeğinde Ali, bu sabah İsme’nın evine doğru yürürken aşık oldu İsme’ya. Ama İsme’nın aşka resmiyetle düştüğü an, işte bu yemini.

Hep beklediği ve istediği gibi…

Aşk avuçlarına semandan düşmüştü…

Art yarın

Damla Karakuş

Bir tutam yaşam: Bana kızdın mı İsme – Altıncı kısım için tıklayınız

, , , , , , , , , , , , , ,

423 kez görüntülendi, 3 kişisi bugün görüntüledi.

  

Yorum Yaz