Hoşgeldin, ziyaretçi! [ Kayıt Ol! | Giriş Yaprss

 

Erkek ve bayan cinselliği

  • Eklenme: 26 Aralık 2017 20:45
  • Kalan Zaman: Bu ilanın süresi doldu.

İlan Açıklaması

Cinsel meselelerin çoğu eşlerin değişik süratte ve stilde cevap vermele­rinden ya da cinsel uyarılmaya cevap verememelerinden kaynaklanır. Er­kek uyanlmaz ve penisi sertleşmezse, eşi cinsel açıdan yasaklanmışlık duygusu yaşayacak, çekici olmadığı ve yalanlandığı duygusuna kapıla­caktır. Bayan cinselliğe karşı pervasız-se, sevişmekten sakınabilir ya da ye­terince uyarılmadığı için cinsel ilişki­nin acı verdiğinden yakınabilir. Bu vaziyette eşi onu nasıl uyaracağını bilemez ve kendisini galibiyetsiz pay­der.

Erkeklerin elektrik ampulleri gibi hemen cevap verdikleri, oysa bayan­ların ütü gibi yavaş yavaş ısındıkları söylenir. Böyle eğlendirici laflar in­sanların cinsel ilişkilerindeki karma­şıklığı ve değişiklikleri fazla kolaya indir­giyor; kendisinin ampule benzeme­diğini düşünen bir hayli erkeği de in­citebilir! Hakikatinde cinsel güdünün ka­dında daha fazla olduğu bir hayli çift vardır.

Geçmişte cinsellik üzerine bir hayli araştırma yapıldı; bunların en şöhretli­leri Masters ve Johnson ile Kinsey ve Hite tarafından yapılanlardır. Bu anketlerin hepsi erkekte cinsel etkinliğin erken yaşlarda doruğa erişti­ğını, genellikle ergenlik çağına denk gelen bu yarıyılda erkeğin haftada vasati beş orgazm yaşadığını gösteriyor. Kırk yaşlarına gelen er­kekte bu oran haftada iki-üç orgaz­ma düşüyor ve bu sayı yaş ilerledik­çe giderek eksiliyor.

Buna rağmen, neticeler bayanlarda cinsel etkinliğin yirmili yaşların so­nunda ya da otuzlu yaşlarda doruğa eriştiğini ve gerek çoğalış süratinin, ge­rekse yaşla eksilme süratinin erkekler­den çok daha yavaş olduğunu dü­şündürüyor. Ayrıca bayanlarda âdet kanamaları, doğurganlık, hamilelik ve menopozun ehemmiyetli rol oynadığı çok daha karışık bir cinsel hayat var­dır.

“Genel bir tavır kalıbı” bu­lunmasına rağmen, tam araştırma­larda insanların çoğunun vasati­dan çok değişik olduğu, senelerce boşal-mayan erkekler ya da günde birkaç defa uyarılan bayanlar bulunduğu gö­rülüyor. Bunun gibi, günde birkaç defa boşalan erkekler yanında, ya­şamları süresince sadece birkaç defa uyarılmış bayanlar da var. Reel şu ki, bu “genel tavır kalıbına” uy­gun olup olmamaktansa, kendi cin­su baskınlığından hoşnut olmak çok da­ha ehemmiyetli.

Dinsel ve kültürel inançlar şahısla­rin cinsellik karşısındaki tutumların­da ve kabul edilebilir ya da edilemez saydıkları tavırlarda son derece ehemmiyetli, tanımlayıcı bir rol oynuyor. Şahıs bir tutumun misalin kendi kendini tatmin [mastürbasyon] za­rarsız olduğunu öğrense dahi, duygusal olarak yeniden de kabahatlilik ve pişmanlık dinleyebiliyor.

Takribî bir kuşak evvel cinselliğe erkeklerin bayanlardan daha fazla ilgi duyduklarına inanılır, dolayısıyla er­keğin mastürbasyon yapması, cinsel ilişkileri başlatması, hatta para öde­yerek seks yapması çok daha hoşgö­rüyle karşılanırdı. Feminizm dalga­sıyla ve bayan haklarının ve bayan so­runlarının kabul edilmesiyle bayan cinselliği etrafındaki tabular kalktı ve artık cinselliğin bayanlarda da er­keklerdeki kadar ehemmiyetli olduğu bili­niyor. Günümüzde bayanlar kendile­rinin de cinsel istekleri olduğunu, mastürbasyon yaptıklarını ve cinsel fanteziler kurduklarını kabul etmeye daha yatkınlar. 1981 senesinde reel­leştirilen bir araştırmada görüşme yapılan bayanların yüzde 73′ü 20 ya­şından evvel mastürbasyon yaptığını söylüyordu. Aynı analistlerin 15 sene evvel, 1966 senesinde reelleştir­dikleri eşi bir araştırmada bu ra­kam sadece yüzde 46′ydı. Giderek mastürbasyon yapan bayan rakamı mı çoğalıyor, yoksa artık bayanlar bundan daha basit mi laf edebiliyor?

205 kez görüntülendi, 2 kişisi bugün görüntüledi.

  

Yorum Yaz